Tīna Lūse: Letonya, Fintechler İçin Avrupa’ya Açılan Bir Kapı Olabilir
Fintech Latvia Association Managing Director’ı Tīna Lūse, FT Finansal Teknoloji’ye yaptığı değerlendirmede Letonya’nın Avrupa Birliği fintech pazarına girişte üstlenebileceği rolü, hızlı ve erişilebilir lisanslama süreçlerini, compliance standartlarını ve Avrupa ile Türk dünyası arasında kurulabilecek fintech koridorunu anlattı.
Silk Road Forum 2026 kapsamında Taşkent’te değerlendirmelerde bulunan Fintech Latvia Association Managing Director’ı Tīna Lūse, Letonya fintech ekosisteminin yapısını, Avrupa Birliği pazarına açılmak isteyen şirketler için sunduğu avantajları ve bölgesel iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.
Lūse’ye göre Letonya’nın küçük ama uluslararası odaklı fintech ekosistemi, ülkeyi Avrupa pazarına açılmak isteyen şirketler için önemli bir giriş noktası haline getiriyor.
Letonya üzerinden Avrupa Birliği pazarına erişim
Lūse, Letonya’da alınan uygun lisansların şirketlere Avrupa Birliği içinde daha geniş bir pazara açılma imkânı sunduğunu belirtti.
Bu nedenle Letonya’nın yalnızca 1,8 milyonluk iç pazarıyla değil, Avrupa Birliği’ne erişim sağlayan bir fintech üssü olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Özellikle Türkiye, Özbekistan ve Orta Asya’daki fintech şirketlerinin Avrupa’ya açılmasında Letonya’nın bir gateway rolü üstlenebileceğine dikkat çekti.
Hızlı lisanslama, ancak compliance’dan taviz yok
Söyleşinin önemli başlıklarından biri Letonya’daki lisanslama süreçleri oldu.
Lūse, fintech şirketlerinin regülatörle lisanslama öncesinde doğrudan iletişim kurabildiğini, ücretsiz pre-licensing görüşmelerinden yararlanabildiğini ve inovasyon hub’ları ile sandbox yapılarının şirketlere rehberlik ettiğini belirtti.
MiCA ve ödeme kuruluşu lisansları gibi alanlarda süreçlerin hızlı ilerleyebildiğini ifade eden Lūse, bu hızın daha düşük compliance standartları anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Source of funds ve UBO şeffaflığı kritik
Lūse’ye göre Avrupa pazarına girmek isteyen fintech şirketlerinin özellikle source of funds, UBO şeffaflığı, risk yönetimi ve compliance süreçlerine güçlü biçimde hazırlanması gerekiyor.
Letonya’nın MONEYVAL değerlendirmelerinde elde ettiği sonuçlara da değinen Lūse, fintech şirketlerinden beklenen hız ile düzenleyici güvenlik ve uyum gerekliliklerinin birlikte yürütülebileceğini savundu.
Küçük ülke olmanın avantajı: erişilebilirlik
Letonya’nın küçük bir pazar olmasının dezavantajdan çok avantaj yaratabildiğini belirten Lūse, kamu kurumları, regülatörler ve sektör temsilcileri arasındaki iletişimin daha doğrudan kurulabildiğini söyledi.
Bu yapının şirketlerin karar vericilere ve ilgili kurumlara daha hızlı ulaşabilmesini sağladığını ifade etti.
Fintech Latvia Association’ın da şirketleri regülatörler, bankalar, yatırımcılar ve kamu kurumlarıyla buluşturan bir köprü rolü üstlendiğini belirtti.
Avrupa–Türk dünyası fintech koridoru
Söyleşinin sonunda 2030 perspektifini değerlendiren Lūse, Avrupa ile Türk dünyası arasında gerçek anlamda çalışan bir fintech koridorunun yalnızca teknolojik bağlantılarla kurulamayacağını vurguladı.
Lūse’ye göre bunun için:
• regülasyonların daha iyi anlaşılması,
• compliance standartlarının yakınlaşması,
• karşılıklı tanıma mekanizmalarının gelişmesi,
• ve sınır ötesi finansal hizmetlerin önündeki düzenleyici engellerin azaltılması
gerekiyor.
Bu yaklaşım, Avrupa ile Türkiye ve Orta Asya arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir fintech iş birliğinin önünü açabilir.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
