Sanction Scanner Q1 2026: AI Omurgası Üzerinde Genişleyen AML Yapısı
Sanction Scanner, 2026'nın ilk çeyreğinde yapay zekayı ürünün merkezine yerleştirirken, Fusion platformu ile AML süreçlerini tek yapı altında genişletmeye devam ediyor.

Sanction Scanner CEO’su Fatih Coşkun ile gerçekleştirdiğimiz Quarter Talks Q1 2026 söyleşisinde, şirketin son üç ayda attığı adımları ve önümüzdeki döneme dair odak alanlarını konuştuk.
Yapay zekanın ürünün merkezine nasıl konumlandığı, global ölçekte büyümeyi tetikleyen kararların ne olduğu ve AML süreçlerinin tek bir yapı altında nasıl kurgulandığı bu çeyreğin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Özellikle adverse media, işlem izleme ve case management gibi kritik alanlarda yapılan geliştirmeler ile birlikte, platformun kapsamının nasıl genişlediği ve bu dönüşümün sahadaki karşılıkları dikkat çekiyor.
Sanction Scanner’ın bugün kendini nasıl konumlandırdığı ve önümüzdeki çeyrek için hangi alanlara odaklandığı ise söyleşinin en kritik kırılma noktalarından birini oluşturuyor.
1. Son 3 ayda Sanction Scanner tarafında öne çıkan gelişmeler ne oldu?
Son 3 ayda bizim için en kritik stratejik öncelik yapay zeka adaptasyonu oldu. Bu sadece bir ürün güncellemesi değil; şirketin her katmanına hem iç iş süreçlerine hem de müşteriye dokunan ürün fonksiyonlarına AI entegre etme yolculuğu. Bu dönemde özellikle Adverse Media Screening, Case Management ve Rule Generation alanlarında AI adaptasyonunu hayata geçirdik. Aynı hızla bu çalışmaları genişletmeye devam edeceğiz.
2. Geçen yılın aynı dönemine göre bugün en büyük fark ne? Bu değişimi yaratan karar neydi?
Bir yıl öncesiyle kıyaslandığında en belirgin fark, global sahnedeki ağırlığımızın artmış olması. Bugün 80'in üzerinde ülkede müşterimiz var; Amerika'dan Avustralya'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya kadar gerçek anlamda küresel bir oyuncu haline geldik. Bu büyümeyi mümkün kılan karar ise yapay zekayı stratejik bir öncelik olarak konumlandırmak ve ürünü buna göre şekillendirmek oldu. AI'ı bir özellik olarak değil, omurga olarak ele aldık — bu yaklaşım hem ürün kalitemizi hem de pazardaki güvenilirliğimizi yukarı taşıdı.
3. Son çeyrekte büyümeyi en çok ne tetikledi? Ürün, pazar, satış modeli veya ekip tarafında ne değişti?
Büyümenin ana motoru ürün oldu. AI adaptasyonunu ürünün çekirdeğine işlemek, hem mevcut müşterilerin platforma olan bağlılığını güçlendirdi hem de yeni pazarlarda bizi cazip kıldı. Adverse Media, Case Management ve Rule Generation gibi kritik AML fonksiyonlarında AI'ı devreye almak; müşterilere daha hızlı, daha isabetli ve daha az manuel müdahale gerektiren bir deneyim sundu. Buna paralel olarak global pazara yönelik erişimimizi de genişlettik.
4. Son 90 günde yaptığınız hangi ürün geliştirmesi gerçek etki yarattı? Bunu bir müşteri geri bildirimi veya kullanım senaryosuyla somutlaştırabilir misiniz?
Bu dönemdeki en somut gelişme, Adverse Media Screening'e AI entegrasyonu oldu. Klasik liste taramasının ötesine geçerek, henüz hiçbir yaptırım listesine girmemiş ama medyada olumsuz haberlerle anılan kişi ve kurumların tespit edilmesini AI ile çok daha kolay hale getirdik. Bu, müşterilere gerçek anlamda 360 derece risk görünürlüğü sağlayan bir sıçrama oldu.
Müşteri geri bildirimlerimiz bu dönemde öne çıkan gelişmelerin sahada ne kadar karşılık bulduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Kullanım kolaylığı, gerçek zamanlı tarama kapasitesi ve entegrasyon hızı, müşterilerimizin en çok öne çıkardığı unsurlar oldu. "Yapay zeka destekli çözümler sayesinde manuel iş yükümüz ciddi ölçüde azaldı" ve "sisteme yeni bir müşteri eklendiğinde tarama otomatik başlıyor; riskli bulunan hiçbir kayıt sisteme dahil edilmiyor" gibi geri bildirimler, ürünün günlük operasyonlarda yarattığı farkı somutlaştırıyor. Bu dönemde ürün tarafında öne çıkan bir diğer önemli gelişme ise Fusion platformunun SWIFT mesaj taramasını da kapsamına alması oldu. Artık bir SWIFT mesajı platforma girdiğinde, taraf taraması ve işlem izleme aynı anda, aynı platform üzerinde gerçekleşiyor — iki ayrı araç, iki ayrı alert kuyruğu yerine tek bir iş akışı ve tek bir denetim kaydı. SWIFT üzerinden günlük 44 milyon mesaj aktığı düşünüldüğünde, bu entegrasyonun uyum ekipleri için ne kadar kritik bir boşluğu kapattığı daha net görünüyor.
5. Kendinizi bugün global RegTech oyuncuları içinde nerede konumlandırıyorsunuz? Bu pozisyon bir yıl öncesiyle kıyaslandığında nasıl değişti?
Kendimizi, AML compliance'ı tüm kurumlar için erişilebilir ve verimli hale getiren, AI-first ve platform-first bir global RegTech oyuncusu olarak konumlandırıyoruz. Bir yıl öncesiyle kıyaslandığında fark şu: artık sadece bir tarama aracı değiliz. Fusion platformu ile AML'in tüm iş akışlarını tek çatı altında toplayan, veriyi birleştiren ve tam görünürlük sunan kapsamlı bir platform olarak konuşlandık. Coğrafi olarak da 80'in üzerinde ülkedeki varlığımızla gerçek anlamda global bir oyuncu olduğumuzu kanıtlıyoruz.
6. Önümüzdeki çeyrekte odak noktanız ne olacak? Ve şu an en önemli odak noktanız nedir?
İki stratejik önceliğimiz var ve bunlar birbirini tamamlıyor.
Birincisi, AI adaptasyonunu derinleştirmeye devam edeceğiz. Başladığımız yolun henüz başındayız; ürünün tüm fonksiyonlarına yapay zekayı işleme çalışması tam gaz sürüyor.
İkincisi ve belki de en kritik olanı: Platformization. Fusion platformumuz altında, AML'in tüm fonksiyonlarını yaptırım tarama, PEP screening, adverse media, transaction monitoring, case management, tek bir araç üzerinde birleştiriyoruz. Bugün pek çok kurum bu fonksiyonların her biri için ayrı tool satın alıyor. Bunun bedeli sadece maliyet değil; veri fragmentasyonu ve görünürlük kaybı. Fusion ile sunduğumuz şey Full Visibility bir kişiyi ya da kurumu her açıdan, tek bir ekrandan, bütünleşik veriyle değerlendirebilme gücü. Önümüzdeki çeyrekte bu platformu daha da güçlendiriyor, daha fazla kuruma "tek araç, tüm iş akışları" deneyimini yaşatmayı hedefliyoruz.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
