Multinet Up Perspektifiyle: Fintech’te Müşteri Deneyimi, Güven ve Marka Nasıl Tek Yapıya Dönüşüyor?
Multinet Up yönetim ekibi, fintech’te müşteri deneyimi, güven ve marka inşasının nasıl tek bir sistem içinde birleştiğini üç farklı fonksiyon üzerinden ele alıyor. Pazarlama, müşteri deneyimi ve kurumsal iletişim perspektifleri, aynı yapının birbirini tamamlayan katmanlarını ortaya koyuyor.

Fintech’te müşteri deneyimi, güven ve marka artık birbirinden bağımsız ilerleyen başlıklar değil; kullanıcıyla kurulan ilişkinin farklı katmanları olarak aynı anda üretiliyor. Bir ödeme anındaki hız, bir sorun anındaki erişilebilirlik ya da bir mesajın tonu, bu üç alanın birlikte şekillendiği kritik temas noktalarına dönüşüyor.
Multinet Up’ta bu yapı, üç farklı fonksiyonun kesişiminde şekilleniyor.
Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bora Işık, markayı yalnızca bir konumlandırma değil; veriyle beslenen ve teknolojiyle ölçeklenen bir büyüme disiplini olarak ele alıyor.
Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Gül Bilgin Mokan, işlem anından şeffaflığa ve erişilebilirliğe uzanan çok katmanlı bir deneyim mimarisi kurarken; veriyi operasyonel bir maliyet kaleminden stratejik bir içgörü alanına dönüştürüyor.
Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Bergüzar Bozoğlu ise güveni bir söylem olarak değil, kullanıcıya her temas noktasında hissettirilen bir çıktı olarak konumlandırıyor.
Ortaya çıkan çerçeve net:
Fintech’te sürdürülebilir büyüme, deneyimin, güvenin ve markanın ayrı ayrı yönetilmesiyle değil; birlikte tasarlanmasıyla mümkün.
Pazarlama Perspektifi

Multinet Up Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bora Işık
Fintech sektöründe marka inşa etmek, geleneksel finans kurumlarına kıyasla hangi yönleriyle farklılaşıyor? Multinet Up olarak bu farkı nasıl yönetiyor ve markanızı nasıl konumlandırıyorsunuz?
Fintech ekosisteminde marka inşa etmek, geleneksel finans kurumlarına kıyasla çok daha dinamik ve yüksek tempolu bir yapı gerektiriyor. Çünkü rekabet artık yalnızca ürün ya da fiyat üzerinden değil; hız, deneyim ve teknoloji yetkinliği üzerinden şekilleniyor. Kullanıcılar da buna paralel olarak sadece güvenli bir finansal hizmet değil, hayatlarını kolaylaştıran, esnek ve kişiselleştirilmiş bir deneyim talep ediyor. Multinet Up olarak bu dönüşümü erken dönemde okuyarak konumlanmamızı buna göre şekillendirdik.
Kendimizi yalnızca bir finansal hizmet sağlayıcısı olarak değil; kurumların ve çalışanların günlük hayatını kolaylaştıran bir teknoloji ve çözüm ortağı olarak konumluyoruz. Aslında sunduğumuz yapı tekil bir ürün değil, entegre bir ekosistem. Yemek kartından akaryakıta, seyahatten kurumsal hediyeye kadar farklı ihtiyaçları tek bir çatı altında bir araya getiriyoruz. Dolayısıyla marka konumlandırmamızı; güvenilir, yenilikçi ve kullanıcıya somut değer sunan bir “büyüme partneri” olmak üzerine inşa ediyoruz.
Bu konumlandırmayı hayata geçirirken en kritik dayanağımız ise veri ve teknoloji. Faaliyetlerimizin merkezinde veri odaklı karar alma kültürü yer alıyor. Yapay zekâ ve otomasyon teknolojilerini pazarlama ve iletişim süreçlerimize entegre ederek hem hızlı ve verimli olabiliyoruz hem de etkiyi artırıyoruz. Kullanıcı davranışlarını doğru analiz ederek ihtiyaçları daha iyi öngörebiliyor, doğru zamanda doğru çözümü sunabiliyoruz.
Lisanslı bir finansal hizmet sağlayıcısı olarak güven inşa etmek ile kullanıcı büyümesini hızlandırmak arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Bu dengeyi Multinet Up tarafında nasıl kurguluyorsunuz?
Aslında bu iki konu birbirinin alternatifi değil, aksine birbirini besleyen iki temel unsur. Güven olmadan sürdürülebilir büyüme mümkün değil. Özellikle finansal hizmetler tarafında kullanıcıların ilk beklentisi her zaman güven ve şeffaflık oluyor. Biz Multinet Up’ta bu dengeyi üç temel yapı taşı üzerinden kurguluyoruz: veri, teknoloji ve deneyim. Öncelikle tüm süreçlerimizi ölçümlenebilir hale getiriyoruz.
Veri sayesinde hem kullanıcı davranışlarını daha iyi anlıyor hem de sunduğumuz hizmetlerin etkisini net bir şekilde görebiliyoruz. Bu da bize hem güvenilir hem de sürdürülebilir bir büyüme imkânı sağlıyor. Teknoloji ve deneyim tarafında ise odağımız, kullanıcıya kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak. Yapay zekâ destekli sistemler ve otomasyon çözümleri sayesinde müşteriyle temas ettiğimiz birçok noktada hız ve kaliteyi aynı anda artırabiliyoruz. Buradaki temel yaklaşımımız oldukça net: Kullanıcıya gerçek bir değer sunduğunuzda, büyüme zaten doğal bir sonuç olarak geliyor. Biz de önce güveni ve deneyimi inşa etmeye, ardından bunu ölçeklendirmeye odaklanıyoruz.
Dijital kanalların yoğun olduğu bir yapıda sürdürülebilir büyüme için pazarlama stratejiniz nasıl şekilleniyor? Multinet Up'ın büyüme önceliklerini belirleyen temel dinamikler neler?
Dijital kanalların bu denli yoğunlaştığı bir ortamda sürdürülebilir büyümenin anahtarı, veriyi doğru yorumlamak ve sürekli öğrenen bir yapı kurmaktan geçiyor. Multinet Up olarak pazarlamayı kampanya yönetimi fonksiyonu olarak değil, doğrudan iş sonuçlarına etki eden bütüncül bir büyüme disiplini olarak ele alıyoruz.
Stratejimizi üç temel eksen üzerine kurguluyoruz: Yeni müşteri kazanımı, mevcut müşteriyi elde tutma ve mevcut müşteriyle kurduğumuz değeri derinleştirme. Bu üç alanı güçlü dijital pazarlama ve CRM altyapımızla destekliyor; özellikle yapay zekâ destekli pazarlama otomasyonu sayesinde en uygun içeriği doğru kitleyle buluşturabiliyor, kampanyalarımızı anlık verilerle sürekli optimize edebiliyoruz.
Büyüme önceliklerimizi belirleyen en kritik unsur ise müşteri içgörüsü. Hedef kitlemizin önemli bir bölümünü oluşturan KOBİ’lerin ihtiyaçlarını doğru anlamak ve bu ihtiyaçlara zamanında karşılık verebilmek, stratejimizin temelini oluşturuyor. Bu nedenle gerek pazar araştırmalarından gerekse kendi veri ekosistemimizden elde ettiğimiz içgörüleri karar alma süreçlerimizin merkezine konumlandırıyoruz. Kısacası, veriden beslenen, teknolojiyle hızlanan ve insanı merkeze alan bir pazarlama yaklaşımıyla sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılıyoruz. Çünkü günün sonunda pazarlama, yalnızca doğru mesajı vermek değil; doğru ihtiyaca, doğru zamanda, gerçek bir çözüm sunabilmekle ilgili.
Müşteri Deneyimi Perspektifi

Multinet Up Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Gül Bilgin Mokan
Fintech ürünlerinde müşteri deneyimini belirleyen en kritik temas noktaları sizce neler? Multinet Up bu temas noktalarını nasıl tasarlıyor?
Ödeme sistemlerinde müşteri deneyimini belirleyen temas noktaları, bizim gibi B2B2E (Şirketten Şirkete ve Şirketin Çalışanına) platformu olarak hizmet veren şirketler için çok katmanlı bir yapıdan oluşuyor. Bu modelde deneyimin üç temel paydaşı var: Müşteri, kullanıcı ve üye iş yeri. Dolayısıyla müşteri deneyimini tek bir yolculuk olarak değil, bu üç paydaşın birbirini etkileyen deneyimlerinin bütünü olarak ele almak gerekiyor. Bu çerçevede de kullanıcının sisteme ilk dahil olduğu sürecin ardından öne çıkan birkaç kritik an bulunuyor.
İlk olarak işlem anı, yani ödemenin gerçekleştiği o saniye, deneyimin merkezinde yer alıyor. Kullanıcı için sistemin hızlı, sorunsuz ve kesintisiz çalışması bir beklenti değil, temel bir gereklilik. Ödemenin yapılamaması ya da kesintiye uğraması doğrudan güven kaybına yol açıyor. Bu nedenle ödeme sistemlerinde müşteri deneyiminin büyük kısmı bu “anlık” deneyimlerde şekilleniyor. Multinet Up’ta bu alanı tasarlarken odağımıza işlem sürekliliği ve kesintisiz deneyim metriklerini alıyoruz.
İkinci kritik alan ise sorun çözme ve erişilebilirlik. Bir problem yaşandığında kullanıcı artık sadece çözüm değil, hız ve netlik bekliyor. Aynı zamanda bize ulaşabildiği kanalın kendisi de deneyimin bir parçası haline geliyor. Multinet Up olarak telefon, chat, WhatsApp, görüntülü görüşme, e-mail, Şikayetvar ve sosyal medya gibi tüm kanalları entegre bir şekilde yöneterek omnichannel bir yapı kurduk. Türkiye’de WhatsApp kanalını 2018 yılında devreye alan ilk kurumlardan biri olmamız ve Şikayetvar platformunda son dört yıldır üst üste Diamond ödülle sektörde birinci olmamız, bu alandaki odağımızın önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Bu süreci dijital araçlarla çözümlerken, gerektiğinde hızlıca insan temasına geçen bir yapı ile destekliyoruz.
Bir diğer önemli başlık bilgilendirme ve şeffaflık. Kullanıcılar harcamalarını, kesintileri, limitlerini ve işlem detaylarını anlık ve açık bir şekilde görmek istiyor. “Harcama deneyimim nasıl olacak?” sorusuna net cevap verilemediği anda deneyim hızla kırılıyor. Bu nedenle sade, anlaşılır ve proaktif iletişim, ödeme sistemlerinde müşteri deneyiminin vazgeçilmez bir parçası.
Bununla birlikte, son dönemde müşteri deneyimini belirleyen bir diğer önemli katman da ödeme cüzdanlarının sunduğu yan faydalar ve harcama öncesi yönlendirme kabiliyeti. Kullanıcıya yalnızca ödeme yapma imkânı sunmak artık yeterli değil; doğru zamanda doğru önerilerle harcama kararını desteklemek, bütçe yönetimine katkı sağlamak ve hatta sürdürülebilir tercihlere yönlendirmek deneyimin değerini artırıyor. Multinet Up’ta da kullanıcı davranışlarını analiz ederek kişiselleştirilmiş kampanyalar ve öneriler sunuyoruz.
Son olarak süreklilik ve ilişki yönetimi katmanı devreye giriyor. Bu noktada sadece kullanıcıyı değil, müşteri ve üye iş yeri tarafını da kapsayan bütünsel bir deneyim tasarımı yapıyoruz. Özetle ödeme sistemlerinde müşteri deneyimi; işlem anı, erişilebilirlik, şeffaflık ve süreklilik gibi kritik anların bir araya gelmesiyle şekilleniyor. Multinet Up olarak biz bu temas noktalarını, üç paydaşlı yapıyı gözeten, ürün ve operasyonun entegre çalıştığı ve veriyle sürekli iyileştirilen bir yaklaşımla tasarlıyoruz.
Hız, güven ve şeffaflık fintech kullanıcıları için neden bu kadar kritik? Bu üç başlığı Multinet Up’ta ürün ve operasyon tarafında nasıl ele alıyorsunuz?
Ödeme sistemlerinde hız, güven ve şeffaflık artık kullanıcı deneyiminin en kritik üç unsuru haline gelmiş durumda. Multinet Up olarak biz de bu üç başlığı, ürün ve operasyon tarafında uçtan uca deneyimi şekillendiren temel öncelikler olarak ele alıyoruz. Çünkü kullanıcı tarafında beklenti oldukça net, insanlar bir kahve alırken de markette ödeme yaparken de aslında aynı şeyi bekliyor: “Kartımı uzattığımda işlem sorunsuz geçsin”. Ancak günümüzde beklenti bunun ötesine geçmiş durumda. Kullanıcılar artık kartları yanlarında olmasa bile ödeme yapabilmek istiyor. Dolayısıyla QR ile ödeme, online alışverişte kart kullanım kolaylığı gibi alternatifler deneyimin doğal bir parçası haline geldi. Multinet Up’ta QR ile ödeme oranımız yüzde 58, online kullanım oranımız ise yüzde 13 seviyesine ulaşmış durumda. Bu da bizi, koşullardan bağımsız olarak her an ödeme yapılabilen bir yapıya doğru götürüyor.
Üye iş yeri tarafında da benzer bir dönüşüm söz konusu. Ödeme artık yalnızca yapılan bir işlem değil, aynı zamanda kolayca alınabilen bir hizmet haline geldi. Fiziksel POS cihazı kullanımı devam etmekle birlikte, üye iş yerleri artık yalnızca telefonlarındaki bir uygulama ile ödeme alabilmek, uzaktan ödeme kabul edebilmek ya da paylaşımlı ödeme gibi esnek çözümler kullanmak istiyor. Biz de bu ihtiyaca yanıt olarak mobil POS çözümlerimizi geliştiriyoruz. Bugün mobil üzerinden sağladığımız POS deneyiminin oranı yüzde 48 seviyesine ulaşmış durumda. Ayrıca, hayata geçirdiğimiz paylaşımlı ödeme çözümü ile özellikle saha ekipleri gibi toplu harcama yapan yapıların ödeme alma süreçlerini üye iş yerlerimiz için daha pratik hale getirmeyi hedefledik.
Müşteri tarafında ise beklenti daha çok hız, doğruluk ve kontrol üzerine kurulu. İşverenler, çalışanlarının yan hak ödemelerini eksiksiz ve zamanında yüklemek istiyor. Bu süreçte yaşanacak en küçük aksaklık doğrudan çalışan memnuniyetine yansıyor. Bu nedenle yükleme süreçlerinin mümkün olduğunca hızlı, hatasız ve kolay olması kritik. Multinet Up’ta bugün müşterilerimizin yüzde 94’ü self-servis kanallarımız üzerinden tek tıkla çalışanlarının bakiyelerini yükleyebiliyor.
Tüm bu deneyimin temelinde ise elbette hız, güven ve şeffaflık yer alıyor. Ödemenin yapılamaması ya da kesintiye uğraması kullanıcı tarafında doğrudan güven kaybı yaratırken, aynı durum üye iş yeri için de satış kaybı anlamına geliyor. Bu nedenle operasyonel süreklilik ve sistem performansı bizim için kritik öncelikler arasında. Aynı zamanda kullanıcıların ve müşterilerin yaptıkları işlemleri anlık olarak takip edebilmeleri, harcama ve yükleme detaylarını açık bir şekilde görebilmeleri de şeffaflığın önemli bir parçasını oluşturuyor. Özetle Multinet Up olarak hız, güven ve şeffaflığı yalnızca teknik başlıklar olarak değil; müşteri, kullanıcı ve üye iş yeri için kesintisiz ve güvenilir bir deneyim sunmanın temel yapı taşları olarak ele alıyoruz.
Veri ve analitik, müşteri deneyimini geliştirmede nasıl bir rol oynuyor? Multinet Up’ta bu alanda hangi yaklaşım ve araçları benimsiyor?
Veri ve analitik, müşteri deneyimi tarafında artık destekleyici değil, belirleyici bir rol oynuyor. Çünkü bugün birçok kurumda müşteri deneyimi hala operasyonel bir maliyet kalemi, yani bir OPEX unsuru olarak konumlanıyor. Çağrı merkezi ekipleri, anket süreçleri, chatbot, IVR, RPA gibi teknolojiler ciddi bir yatırım gerektiriyor ve bu yatırımın geri dönüşünü net bir şekilde ölçmek her zaman kolay olmuyor.
Biz Multinet Up’ta bu bakış açısını dönüştürmeye odaklanıyoruz. Veri sayesinde müşteri deneyimini sadece maliyet yaratan bir yapı olmaktan çıkarıp, ölçülebilir değer ve aksiyon üreten bir yapıya dönüştürmek mümkün. Bu noktada ilk odak alanımız operasyonel verimlilik. Dijitalleşmeyi doğru kullanarak süreçleri daha hızlı ve ölçeklenebilir hale getiriyoruz. Bugün operasyonlarımızın yüzde 64’ünü dijitalleştirmiş durumdayız. Chatbot, IVR ve RPA gibi teknolojiler sayesinde hem işlem sürelerini kısaltıyor hem de operasyonel maliyetlerde anlamlı bir optimizasyon sağlıyoruz. Ancak veri bizim için yalnızca verimlilik anlamına gelmiyor. Asıl değer, müşterinin bize temas ettiği anlarda bıraktığı sinyalleri doğru okuyabilmekte ortaya çıkıyor. Bu sinyaller, müşterinin memnuniyetini, ürün kullanımını ve bizimle olan ilişkisini doğrudan etkiliyor.
Örneğin, anketlerde düşük puan veren müşterilerimizin belirli oranlarda bizi terk etme eğiliminde olduğunu gözlemledik. Bu içgörü doğrultusunda istatistiksel yöntemler kullanarak bu müşterileri erken aşamada tespit etmeyi ve proaktif aksiyon almayı hedefliyoruz. Böylece müşteri kaybı gerçekleşmeden önce müdahale edebiliyor, deneyimi iyileştirme fırsatı yakalıyoruz. Benzer şekilde belirli temas noktalarında artan şikayetleri ya da kullanım düşüşlerini analiz ederek hem operasyonel problemleri erken tespit ediyor hem de müşteri davranışlarına göre aksiyon alabiliyoruz. Bu yaklaşımın en önemli çıktısı şu: Müşteri deneyimi ekipleri artık sadece sorun çözen değil, aynı zamanda içgörü üreten ve ticari değer yaratan bir yapıya dönüşüyor.
Özetle, veri ve analitik sayesinde müşteri deneyimi, kurum içinde destek fonksiyonu olmaktan çıkıp stratejik bir büyüme alanına evriliyor. Multinet Up olarak biz de bu alanı, gerçek zamanlı içgörülerle beslenen, aksiyon odaklı ve sürekli gelişen bir yapı olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.
Kurumsal İletişim Perspektifi

Multinet Up Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Bergüzar Bozoğlu
Finansal hizmetlerde güven, iletişim stratejisinin merkezinde yer alıyor. Fintech şirketleri kullanıcı güvenini nasıl inşa etmeli? Multinet Up bu alanda nasıl bir yaklaşım izliyor?
Kullanıcı açısından güven; şeffaflıkla başlayan, tutarlılıkla pekişen ve deneyimle kalıcı hale gelen çok katmanlı bir yapı. Bu yapıda bir platformun ne söylediği kadar, bunu her temas noktasında nasıl hissettirdiği de belirleyici oluyor. Dolayısıyla biz de Multinet Up olarak güveni iletişim söyleminin ötesinde, iş yapış biçimimizin doğal bir sonucu olarak ele alıyoruz. Kullanıcının bizimle ilk temas kurduğu andan, ödeme yaptığı ana kadar geçen sürede yaşadığı deneyim; hızlı, kesintisiz ve öngörülebilir olduğu ölçüde güven inşa ediyor. Bu nedenle güveni bir mesaj olarak değil, hizmetin ayrılmaz bir çıktısı olarak konumlandırıyoruz. Elbette bu deneyimin arkasında güçlü bir teknoloji altyapısı var. Teknoloji iştirakimiz inventiv’in sağladığı altyapı ve siber güvenlik yetkinliği, bu yapının görünmeyen ama kritik taşıyıcısı. Ancak biz iletişimde teknik detaylara değil, kullanıcıya yansıyan sade ve güvenli deneyime odaklanıyoruz. Çünkü kullanıcı için güven, sistemin nasıl çalıştığından çok, her seferinde sorunsuz çalıştığını birebir tecrübe etmekle ilgili.
Regülasyon ve veri güvenliği başlıkları fintech ekosisteminde giderek daha belirleyici hale geliyor. Multinet Up bu süreçleri iletişim ve marka perspektifinden nasıl ele alıyor?
Regülasyon ve veri güvenliği finansal teknoloji ekosisteminde son yılların en öncelikli konuları arasında yer alıyor. Ciddi know-how birikimi ve teknoloji yatırımı gerektiren bu konular her ne kadar çoğu zaman teknik zorunluluklar olarak ele alınsa da mesele doğrudan marka itibarıyla ilişkili olduğu için çok daha derin. Çünkü buradaki asıl belirleyici unsur bizzat kullanıcının talebi. Kullanıcılar artık yalnızca hizmetin kalitesine değil, verilerinin nasıl korunduğuna ve kurumun bu konudaki sorumluluk anlayışına da bakıyor.
Multinet Up olarak bu alanı reaktif değil, proaktif bir bakış açısıyla yönetiyoruz. Bu yaklaşım, kullanıcıya kesintisiz ve güvenilir bir deneyim sunmanın da ön koşulu. İletişim tarafında ise teknik dili bilinçli olarak sadeleştiriyoruz. Kullanıcıya karmaşık güvenlik katmanlarını anlatmak yerine, bu altyapının ona nasıl bir güven ve süreklilik sağladığını aktarıyoruz. Güçlü altyapı, kullanıcıya yansıyan bir rahatlık hissi yaratmalı. inventiv’in bu noktadaki katkısı da arka planda, bu sürekliliği mümkün kılan çok önemli bir destek unsuru.
Ödeme sistemleri ekosisteminde referans alınan bir kurum olmak için nasıl bir iletişim stratejisi izliyorsunuz? Multinet Up'ı bu noktada ayrıştıran uygulamalar neler?
Bugün ödeme sistemleri ekosisteminde güçlü bir konum elde etmek için kullanıcının hayatını kolaylaştıran, ihtiyaçları öngören ve gelişen dünyaya hızla uyum sağlayan bir yapı kurmak gerekiyor. Yirmi altı yıl önce faaliyetlerimize gerek hizmet kalitemizle gerek inovatif çözümlerimizle sektörümüze yön veren öncü bir marka olarak başlamıştık. Bu süreçte finansal teknoloji ekosisteminin zenginleşmesiyle birlikte pazar dinamikleri de yepyeni iş modellerini beraberinde getirdi. Bugün kendimizi bir hizmet sağlayıcıdan çok, çözüm ortağı ve platform olarak konumlandırıyoruz. Dolayısıyla platformumuzdaki paydaşlarımızın ihtiyaçlarını can kulağıyla dinliyoruz. Pazar araştırmalarıyla, kullanıcı deneyimi anketleriyle ve hizmet kanallarımızdaki kullanıcı davranışlarının yapay zeka destekli analizleriyle ihtiyaçları önceden tespit ediyoruz ve yatırımlarımızı zamanında planlıyoruz. Tüm geliştirme ve hizmet süreçlerimizde olduğu gibi, iletişim stratejimizi de deneyim odaklılık, teknoloji yetkinliği ve çeviklik ekseninde şekillendiriyoruz.
Elbette teknolojiyi kendi bünyemizde geliştirebilmek, bize önemli bir esneklik sağlıyor. İhtiyaçlara hızlı yanıt verebilmek ve kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirebilmek ancak bu sayede mümkün olabiliyor. Ancak bizi asıl ayrıştıran unsurun insan odaklı bakış açımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü müşteri deneyimini merkeze alan ve ekiplerin katkısını görünür kılan güçlü bir yapı kurduğunuzda, bu yaklaşım doğal olarak dışarıya da yansıyor. Kullanıcıyla kurulan ilişki daha samimi, daha sürdürülebilir hale geliyor. Sonuçta referans alınan bir kurum olmak ne söylediğinizden çok, nasıl bir değer ürettiğinizle ilgili. Biz de bu değeri her gün yeniden üretmeye odaklanıyoruz.
Bu röportaj, Fintech'te Müşteri Deneyimi, Güven ve Marka röportaj serisi kapsamında hazırlanmıştır. Serinin tamamına ilgili sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
