İş Bankası ve TÜDAV’dan Deniz Çayırları İçin Ortak Proje
İş Bankası ile TÜDAV arasında yürütülen “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları” projesi, deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanırken doğal sermayenin ekonomik değerini de yeniden gündeme taşıyor

Türkiye İş Bankası ile Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) arasında yürütülen “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları” projesi, 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü kapsamında yeniden gündeme geldi. Proje; deniz çayırlarının haritalandırılması, korunması ve deniz tabanındaki atıkların temizlenmesi gibi başlıkları kapsıyor.
Paylaşılan verilere göre deniz çayırları küresel ölçekte her yıl yüzde 2 ila 7 oranında azalıyor. Bu kayıpların yıllık ekonomik maliyetinin 42 milyar dolara kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Ekolojik Değerden Ekonomik Etkiye
Akdeniz’de deniz çayırlarının yıllık ekosistem hizmet değeri yaklaşık 11,6 milyar dolar olarak hesaplanırken, Türkiye kıyılarındaki ekonomik karşılığın 276,6 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Bu değer yalnızca bitkisel varlığa değil; karbon tutma kapasitesi, balıkçılık, biyolojik çeşitlilik ve kıyı koruma gibi ekosistem hizmetlerine dayanıyor.
Türkiye kıyılarındaki deniz çayırlarının yılda yaklaşık 90 bin ton karbon bağladığı ifade ediliyor. Bu miktar, 70 bini aşkın otomobilin yıllık karbon salımına eşdeğer bir etki anlamına geliyor.
Bu tablo, deniz çayırlarının çevresel olduğu kadar ekonomik açıdan da dikkate değer bir unsur olduğunu ortaya koyuyor.
Projenin Kapsamı ve Görüşler
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen:

Dünya Deniz Çayırları Günü’nün insan yaşamının sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen deniz çayırlarının değerine dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Denizler, iklim kriziyle mücadeleden biyolojik çeşitliliğin korunmasına, gıda güvenliğinden günlük ekonomik faaliyetlere kadar dünyamızda yaşamın devamlılığını sağlayan her alanda katkı sunan çok kıymetli bir kaynak. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, Türkiye’de denizlerimizi korumayı çevresel bir sorumluluk olmanın ötesinde gelecek nesillere karşı bir görev olarak görmek gerekiyor. Deniz ekosisteminin korunmasına yönelik bilimsel çalışmaları desteklemek, toplumsal farkındalığı artırmak, finansal destek sağlamak için yürüttüğümüz çalışmalar arasında en önemlilerden biri de ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projemiz. Tropik yağmur ormanlarının 35 katına kadar karbondioksit emen bu ‘denizlerin akciğerleri’ iklim değişikliği, kirlilik gibi nedenlerle ciddi oranda azalıyor. Yeniden ekim yapıldığında ise çayırlar yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkansız fakat mevcutları korumak mümkün. Bu sebeple TÜDAV iş birliğiyle mevcut deniz çayırlarının haritalandırılması, korunması ve üzerlerindeki atıkların temizlenmesine uzanan kapsamlı bir yaklaşımla yürütülen proje, denizlerimizin dolayısıyla dünyamızın geleceğini güvence altına alma yönünde önemli çabalardan biri. Böyle değerli ve kritik bir habitatın korunmasının öneminin farkında olan, bu yolda emek harcayan herkesin Dünya Deniz Çayırları Günü kutlu olsun."
TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk ise:

Deniz çayırlarının deniz ekosisteminin korunmasında hayati bir role sahip olduğuna dikkat çekerek, “Deniz çayırlarını korumak, ekosistemin dengesini ve insanlığın yarınını güvence altına almaktır. Bugün ülkemiz kıyılarındaki Posidonia oceanica deniz çayırları bir metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Bu tür 100 metrekarelik alanda ortalama 8 ton karbondioksit emiyor. Yapılan son araştırmalar, deniz çayırlarının Akdeniz genelinde yılda 3,6 milyon tonun üzerinde, Türkiye kıyılarında ise yaklaşık 90 bin ton karbon bağlama kapasitesi gösteriyor. Bu da 70 binin üzerinde otomobilin bir yıl boyunca yaydığı karbondioksite karşılık geliyor. Aynı zamanda deniz canlılarının yüzde 25’ini barındıran deniz çayırları Akdeniz kıyılarında son 50 yılda yüzde 35 oranında çekildi. Dolayısıyla bu hassas ekosistemleri korumak zorundayız. TÜDAV 2013 yılında başladığı deniz çayırlarının korunma stratejisiyle bu konudaki öncü rolünü Türkiye İş Bankası iş birliğiyle devam ettiriyor”
FT Finansal Teknoloji Perspektifi
Küresel ölçekte sürdürülebilir finans ve ESG çerçeveleri, çevresel risklerin daha ölçülebilir ve raporlanabilir hale gelmesini teşvik ediyor. Bu bağlamda doğal sermaye kavramı, finans dünyasında daha fazla tartışılan başlıklardan biri haline gelmiş durumda.
İş Bankası ile TÜDAV arasındaki iş birliği, çevresel koruma odaklı bir proje olmakla birlikte, doğal sermaye konusunun finans sektörü gündeminde giderek daha görünür hale geldiği bir dönemde gerçekleşiyor.
FT Finansal Teknoloji’nin değerlendirmesine göre, bu tür projeler doğal ekosistemlerin ekonomik değerinin somut verilerle ortaya konmasına katkı sağlayarak sürdürülebilir finans tartışmalarına veri temelli bir zemin sunuyor.
Doğal ekosistem kayıpları; turizmden balıkçılığa, sigorta sektöründen kıyı altyapısına kadar geniş bir ekonomik alanı etkileyebiliyor. Bu nedenle finans dünyasında çevresel risklerin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejileriyle birlikte ele alınması giderek daha önem kazanıyor.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
