HalkÖde: Fintech’te Mimari, Regülasyon ve Teknoloji Nasıl Şekilleniyor?
HalkÖde üst yönetimiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda; finansal mimarinin dönüşümü, regülasyonun operasyonel etkisi ve teknoloji tarafında alınan kritik kararlar, sahadan gelen çok katmanlı perspektiflerle ele alınıyor.

Fintech dünyasında rekabet artık yalnızca ürün hızında değil, bu ürünlerin hangi mimari ve uyum yaklaşımıyla inşa edildiğinde belirleniyor. Regülasyonların sıkılaştığı bir ortamda bazı oyuncular geri çekilirken, bazıları bu yapıyı doğrudan stratejik avantaj alanına dönüştürüyor.
HalkÖde’nin yaklaşımı bu ayrımın net tarafında duruyor. Regülasyonu sınırlayıcı bir çerçeve olarak değil; güven, sürdürülebilirlik ve ölçeklenebilirlik üreten bir yapı olarak ele alan şirket, uyumu süreçlerin sonuna eklenen bir kontrol değil, iş modelinin ve teknoloji mimarisinin başlangıç noktası olarak konumluyor.
Bu perspektif; açık bankacılıktan gerçek zamanlı ödeme sistemlerine, API temelli yapılardan yapay zekâ destekli karar mekanizmalarına kadar uzanan dönüşümde, fintech şirketlerinin nasıl konumlanması gerektiğine dair net bir çerçeve sunuyor
Röportajda yer alan değerlendirmeler; HalkÖde Genel Müdürü Sayın Elif Ünsal, Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Namık Kemal Uçkan ve Risk Yönetimi ve Uyum Müdürü Sayın Mehmet Durak Aytır tarafından paylaşıldı.
Stratejik Perspektif

HalkÖde Genel Müdürü Sayın Elif Ünsal
1. Finansal teknolojilerde regülasyonun iş modelleri üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönüşüm şirket stratejinizi nasıl şekillendiriyor?
Finansal teknolojilerde regülasyon, artık yalnızca çerçeve belirleyen bir unsur değil; aynı zamanda sektörün gelişim yönünü tayin eden, güveni artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir yapı haline gelmiştir. Bugün regülasyonlar, fintek şirketlerinin sadece nasıl faaliyet göstereceğini değil, aynı zamanda nasıl bir değer önerisi sunacağını da doğrudan etkilemektedir.
HalkÖde olarak bu dönüşümü, iş modellerini sınırlayan bir unsurdan çok, daha sağlam ve kalıcı yapılar oluşturmayı mümkün kılan bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Regülasyonlarla birlikte şeffaflık, güvenlik, denetlenebilirlik ve müşteri güveni daha da önem kazanırken; bu alanlarda güçlü olan şirketlerin pazarda daha sürdürülebilir bir konum elde edeceğine inanıyoruz.
Şirket stratejimizi de bu anlayışla şekillendiriyoruz. Uyum gerekliliklerini sonradan karşılanan bir yükümlülük olarak değil, ürün geliştirme, teknoloji yatırımı ve operasyonel yapılanmanın doğal bir parçası olarak ele alıyoruz. Böylece hem değişen mevzuata hızlı uyum sağlayabilen hem de güvenilir, ölçeklenebilir ve rekabetçi çözümler sunabilen bir yapı kurmayı hedefliyoruz.
2. Önümüzdeki 3–5 yıl içinde Türkiye ve bölge fintech ekosisteminde finansal mimariyi yeniden şekillendirecek en kritik gelişmeler sizce neler olacak? Şirketiniz bu dönüşüme nasıl hazırlanıyor?
Önümüzdeki 3–5 yıllık dönemde Türkiye ve bölge fintek ekosisteminde finansal mimariyi yeniden şekillendirecek en kritik gelişmelerin; açık bankacılığın daha geniş kullanım alanı bulması, gerçek zamanlı ödeme altyapılarının daha da yaygınlaşması, gömülü finans modellerinin güçlenmesi, yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının artması ve regülasyonların teknolojiyle daha entegre hale gelmesi olacağını düşünüyoruz.
Bu gelişmeler, finansal mimariyi daha modüler, daha entegre, daha veri odaklı ve daha çevik bir yapıya dönüştürecektir. Artık yalnızca güçlü bir ürün sunmak değil; farklı sistemlerle konuşabilen, güvenli veri yönetimi sağlayan, anlık işlem kabiliyetine sahip ve değişen ihtiyaçlara hızla uyum sağlayabilen yapılar kurmak belirleyici olacaktır.
Bizler de HalkÖde olarak bu dönüşüme hazırlık kapsamında teknoloji altyapımızı daha esnek, ölçeklenebilir ve entegre bir yapıda kurguluyoruz. API temelli servis yaklaşımını güçlendiriyor, veri yönetimi ve izleme kabiliyetlerimizi geliştiriyor, geleceğin ödeme ve finansal hizmet modellerine uyum sağlayacak bir platform mimarisi üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren değil, geleceğin finansal ekosisteminde de aktif rol oynayan bir yapı oluşturmaktır.
3. Hızla değişen regülasyon ortamında fintech şirketleri inovasyon hızını korurken nasıl rekabet avantajı yaratabilir? Bu dengeyi kurumunuzda nasıl yönetiyorsunuz?
Hızla değişen regülasyon ortamında fintek şirketleri için en önemli konulardan biri, inovasyon ile uyum arasında doğru dengeyi kurabilmektir. Bizce rekabet avantajı, yalnızca hızlı ürün geliştirmekten değil; bunu güvenli, sürdürülebilir ve regülasyonlarla uyumlu bir şekilde gerçekleştirebilmekten doğmaktadır.
Fintek şirketleri inovasyon hızını korumak için uyumu süreçlerin sonunda devreye giren bir kontrol mekanizması olarak değil, tasarımın ve karar alma süreçlerinin başından itibaren işin içine dahil edilen bir yapı olarak ele almalıdır. Bu yaklaşım, hem olası risklerin erken aşamada yönetilmesini sağlar hem de pazara çıkış sürecini daha sağlıklı hale getirir.
HalkÖde’de bu dengeyi, teknoloji, iş birimleri ve uyum fonksiyonları arasında güçlü bir koordinasyon sağlayarak yönetiyoruz. Ürün ve hizmet geliştirme süreçlerimizde regülasyon gerekliliklerini başlangıç aşamasından itibaren dikkate alıyor; çevikliği korurken kontrolü kaybetmemeye özen gösteriyoruz. Böylece hem inovasyon hızımızı sürdürüyor hem de uzun vadeli güven ve istikrar üreten bir yapı inşa ediyoruz.
Teknoloji ve Mimari Perspektifi

Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Namık Kemal Uçkan
1. Yeni regülasyonlar fintech şirketlerinin teknoloji mimarisini nasıl etkiliyor? Özellikle API yapıları, veri mimarisi ve güvenlik tarafında ne gibi dönüşümler görüyorsunuz? Kendi teknoloji mimarinizde bu değişime nasıl uyum sağladınız?
Fintek dünyasında regülasyonlar artık sadece uyulması gereken kurallar değil, teknoloji mimarisini doğrudan şekillendiren bir çerçeve haline geldi. Biz de bir ödeme şirketi olarak TCMB, MASAK, PCI DSS, KVKK vb. regülasyonlara tabiyiz. Özellikle API yapılarında daha kontrollü, izlenebilir ve yönetilebilir bir yaklaşımın öne çıktığını görüyoruz. Kimlik doğrulama, yetkilendirme ve servisler arası güven ilişkisi mimarinin merkezine yerleşmiş durumda.
Veri tarafında ise “veri nerede, nasıl ve ne amaçla kullanılıyor?” soruları çok daha kritik hale geldi. Bu da kurumları veri sınıflandırma, yaşam döngüsü yönetimi ve detaylı loglama gibi alanlarda daha disiplinli yapılara yönlendiriyor. Güvenlikte ise klasik çevre güvenliğinden daha çok “zero Trust” yaklaşımı ön plana çıkıyor. Zero Trust, bir geçiş değil, neredeyse bir zorunluluk haline gelmiştir.
Biz de bu dönüşüme uyum sağlarken güvenlik ve uyumu sonradan eklenen katmanlar olarak değil, mimarinin temel parçaları olarak ele aldık. API yönetimi, erişim kontrolü, denetlenebilirlik, izlenebilirlik ve süreklilik bizim için sistemin ayrılmaz bileşenleri haline geldi. Bu yaklaşım, hem regülasyonlara hızlı uyum sağlamamıza hem de ölçeklenirken kontrolü kaybetmememize yardımcı oluyor.
2. Açık bankacılık, gömülü finans, gerçek zamanlı ödeme altyapıları ve yapay zekâ tabanlı sistemler fintech şirketlerinin teknoloji mimarisinde hangi temel değişimleri zorunlu kılıyor? Şirketiniz bu dönüşümü nasıl ele alıyor?
Bu alanların tamamı fintek mimarisini daha modüler, daha hızlı ve daha entegre hale getiriyor. Açık bankacılık ve gömülü finans, şirketleri dış ekosistemle güvenli ve standart şekilde iletişim kurabilen platformlara dönüştürüyor. Gerçek zamanlı ödeme sistemleri ise yüksek erişilebilirlik ve düşük gecikme gerektirirken, yapay zekâ sistemleri veri odaklı ve sürekli öğrenen bir katman ekliyor.
Bu dönüşümle birlikte monolitik yapılardan uzaklaşıp servis bazlı ve API-first yaklaşımlar daha kritik hale geliyor. Aynı zamanda anlık veri işleme, olay bazlı mimari ve güçlü entegrasyon kabiliyeti de artık temel ihtiyaçlar arasında yer alıyor.
HalkÖde olarak bu dönüşümü bir teknoloji trendi olarak değil, şirketimizin gelecekteki konumlanmasını belirleyen stratejik bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Çekirdek servislerimizi sade ve yeniden kullanılabilir şekilde kurguluyor, entegrasyon katmanını güçlü tutuyor ve gerçek zamanlı operasyonları destekleyecek izleme ve dayanıklılık kabiliyetlerine yatırım yapıyoruz. Veri tarafında ise yalnızca raporlama değil, karar destek ve risk yönetimi için de aktif kullanım hedefliyoruz.
3. Regülasyon uyumu açısından teknoloji tarafında hangi yatırımlar öncelikli hale geldi? Kurumunuzda bu alanda hangi teknoloji yaklaşımlarını benimsediniz?
Regülasyon uyumunda HalkÖde’nin teknoloji yatırımlarının odağında üç temel başlık var: görünürlük, kontrol ve kanıt üretimi. Çünkü uyum, yalnızca doğruyu yapmakla değil, bunu gösterebilmekle de ilgili.
Yatırımlarımızda kimlik ve erişim yönetimi, merkezi loglama, izleme sistemleri, veri güvenliği, şifreleme ve denetim izi oluşturma gibi alanlar öncelikli hale geliyor. Ayrıca güvenliği ve uyumu yazılım geliştirme sürecine entegre eden yaklaşımlar da giderek daha fazla önem kazanıyor.
HalkÖde, güvenlik ve uyumu sürecin sonuna eklenen bir kontrol noktası olarak değil, tüm faaliyet alanlarımızda uçtan uca tasarımın bir parçası olarak ele alıyor. Erişim ve işlem hareketlerini ölçülebilir hale getiriyor, mümkün olan alanlarda otomasyon kullanarak hem hız hem de standart sağlıyoruz.
Bizim bakış açımıza göre regülasyon uyumu ile teknoloji verimliliği birbiriyle çakışan yapılar değil, aksine kontrollü katma değer üreten güçlü partnerlerdir. Doğru kurulan bir yapı, hem daha güvenli hem de daha ölçeklenebilir bir teknoloji organizasyonu yaratıyor. Bu da fintek şirketleri için uzun vadede ciddi bir rekabet avantajı anlamına geliyor.
Regülasyon, Uyum ve Risk Yönetimi Perpektifi

Risk Yönetimi ve Uyum Müdürü Sayın Mehmet Durak Aytır
1. Fintech şirketleri açısından bugün en kritik uyum başlıkları hangi alanlarda yoğunlaşıyor? Kurumunuz bu alanlarda nasıl bir uyum yaklaşımı benimsiyor?
Fintek şirketleri için en kritik regülasyon uyum başlıkları; Ödeme Hizmetleri Veri Paylaşım Servisleri (ÖHVPS), Asgari Sermaye Yükümlülüğü, Kripto Varlık Düzenlemeleri, Ödemeler ve Güvenlik standartları (PCI DSS Uyumluluğu), Sıkılaşan Mali Suçlar ve Kayıt Dışılıkla Mücadele (AML/CFT), Uzaktan Kimlik Tespiti (UKT) ve Yapay Zekâ (AI) alanlarında yoğunlaşıyor.
ÖHVPS uyumu alanındaki yaklaşımımız, teknik entegrasyonun tamamlanmasının ötesine geçerek ürün geliştirmeyi de kapsamaktadır. Özellikle ürün geliştirmelerini uyumla birleştirerek ürünlerimizin en başından itibaren uyumlu tasarlanmasına önem vermekteyiz.
Asgari Sermaye Yükümlülüğüne uyum alanında ise, Halkbank’ın %100 Bağlı Ortaklığı olmamızın sağladığı destekle, oldukça güçlü ve sürdürülebilir bir sermaye yapısına sahibiz. Ancak sermaye yapısı zayıf şirketler için 2026 yılı, küresel ölçekte beklenen finansal dalgalanmalara karşı bir direnç testi niteliği taşıyacaktır. Bu zorlu süreç, fintek dünyasında yeni iş birliklerini, birleşmeleri ve satın almaları tetikleyerek sektörün yapısını yeniden şekillendirebilir.
Mevcut durumda, Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları kripto varlık platformlarına para transferine veya bu platformlardan para alınmasına aracılık edememektedir. Kripto varlık alım-satım işlemleri için fon transferleri yalnızca banka hesapları üzerinden gerçekleştirilebilmektedir. Bununla birlikte Kripto Varlık Düzenlemeleri Şirketimizce yakından takip edilmektedir.
PCI DSS uyumluluğunu sadece karşılanması gereken teknik bir standart olarak değil, operasyonel mükemmelliğimizin ve müşteri sadakatimizin temel taşı olan bir güvenlik ekosistemi olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda, kart verilerinin korunmasını dijital varlıklarımızın güvenliğini sağlayan stratejik bir savunma kalkanı olarak görüyoruz. Mali suçlara karşı sıfır tolerans ilkemiz doğrultusunda, risk bazlı izleme süreçlerimizi sürekli güncel tutuyoruz. Şirketimiz, sanal yasa dışı bahis ve kumarla mücadeleyi toplumsal sorumluluğunun merkezine koymuştur. Cumhurbaşkanlığı tarafından hayata geçirilen ulusal eylem planına tam destek vererek, MASAK koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda öncü bir duruş sergilemekteyiz.
Şirketimiz, Uzaktan Kimlik Tespiti süreçlerini yalnızca bir teknoloji kullanımı olarak değil; mevzuata tam uyumlu, risk bazlı bir dijital koridor olarak tasarlamıştır. Dijitalleşme hamlemizi tüzel kişileri de kapsayacak şekilde genişleterek, her iki segmentte de yasal gereklilikleri en üst düzeyde karşılayan, güvenli bir dijital platform sunmaktayız.
HalkÖde’nin Yapay Zekâ (AI) stratejisinin temelini; teknolojiyi insanın alternatifi olarak değil, insan yetkinliklerini zenginleştiren bir stratejik kaldıraç olarak konumlandırmak oluşturmaktadır. Karar alma süreçlerini şeffaflaştıran, nihai denetimin ve sorumluluğun insanda kaldığı, etik değerlerle örülü, güvenilir bir AI ekosistemi inşa ediyoruz.
2026 yılının, fintek regülasyonunda yeni kuralların konulmasından ziyade, mevcut kuralların şirketler tarafından ne kadar etkin bir şekilde uygulandığının test edildiği bir dönüm noktası olacağı görüşündeyiz.
Bu süreçte Düzenleyici ve Denetleyici Otoriteler, “niyet” ten çok “kanıt”a odaklanmakta ve fintek şirketlerinin sadece kurallara uyup uymadığını değil, bu uyumu nasıl sürdürülebilir kıldığını da mercek altına almaktadır. Bu kapsamda tüm uyum süreçlerimizi, Şirketimiz Uyum Politikasında yer verdiğimiz prensiplerin ve bunların sahada nasıl uygulanacağını gösteren prosedürlerimizin gerçek hayattaki uygulamalarımız ile tutarlı olmasına önem ve özen göstermekteyiz. Mevzuat uyumunu sadece takip etmekle kalmayıp doğrudan iş süreçlerine dahil etmekteyiz ve sürdürülebilir büyümenin temel taşı olarak görmekteyiz.
2. Regülasyonların hızla arttığı bir ortamda fintech şirketleri uyum süreçlerini nasıl ölçeklendirebilir? Kurumunuz bu süreci operasyonel olarak nasıl yönetiyor?
Regülasyonların hızla arttığı günümüz ortamında, fintek şirketlerinin uyum süreçlerini ölçeklendirmesi ve operasyonel olarak yönetmesi, hem hayatta kalmaları hem de rekabet avantajı elde etmeleri için kritik bir yetkinlik haline gelmiştir. Hızlı regülasyon değişikliklerinde uyumu sadece maliyet merkezi olarak görmek yerine, stratejik bir fonksiyon olarak konumlandırmak gerekir. Operasyonel ölçeklenebilirlik; doğru organizasyon yapısı, süreçlerin standardizasyonu ve veri yönetimi ile mümkündür.
HalkÖde, RegTech (Regulatory Technology-Düzenleyici Teknoloji) çözümleriyle otomasyon ve proaktif Uyum ve Risk Yönetimi anlayışıyla hareket etmekte; özellikle manuel süreçlerin azaltılarak hata oranının minimize edilmesini sağlayacak şekilde Uyum Süreçlerinde Otomasyon, şüpheli işlemlerin anında tespit edilerek AML/CFT, dolandırıcılık gibi risklerin azaltılmasına yönelik sürekli izleme ve gerçek zamanlı analizi içerecek şekilde Etkin Risk Yönetimi, düzenleyici süreçlerin daha az personel ve zamanla yönetilmesine yönelik Maliyet Tasarrufu, değişen mevzuatın anlık takip edilerek her zaman mevzuata uygun hareket edilmesini sağlayacak şekilde Güncel Kalma ve müşteri kimlik doğrulama süreçlerinin dijitalleştirilerek Etkin Müşterini Tanı (KYC) yaklaşımını benimsemektedir.
3. Yapay zekâ kullanımının arttığı bir dönemde fintech şirketleri açısından hangi yeni regülasyon ve uyum başlıkları öne çıkıyor? Bu konuda kurumunuzun yaklaşımı nedir?
Yapay zekâ kullanımının finansal hizmetlerde hızla yaygınlaştığı bu dönemde, fintek şirketleri için regülasyon ve uyum gündemi genel prensiplerin ötesine geçerek somut, uygulanabilir ve denetlenebilir bir yapıya evrilmektedir. 2026 yılı itibarıyla düzenleyiciler, yapay zekânın finansal karar süreçlerinde kullanımını yakından incelemekte ve şirketlerden sadece ne yaptıklarını değil, nasıl yaptıklarını da kanıtlamalarını beklemektedir. Bu yıl finteklerin odaklanması gereken ana düzenleyici başlıkları; Yapay Zekâ Yönetimi ve Hesap Verebilirlik, Açıklanabilirlik ve Şeffaflık, Üçüncü Taraf Risk Yönetimi, Veri Gizliliği ve Koruması olarak görmekteyiz.
2026 itibarıyla fintek şirketleri için uyum, “kurallara uymak” tan öte “süreçlerin ve teknolojinin her an denetime hazır olduğunu kanıtlamak” anlamına gelmektedir. Bu yeni ortamda başarılı olmak için bir Yapay Zekâ Kullanım Envanterinin oluşturulması, Yönetişim Çerçevesinin Belirlenmesi, Tedarikçi Sözleşmelerinin gözden geçirilmesi, Uyum ve BT ekiplerinin birlikteliği gibi temel adımların atılması gerektiği görüşündeyiz.
HalkÖde olarak temel stratejimiz; inovasyon ile uyum (compliance) arasındaki hassas dengeyi kusursuz bir biçimde kurmaktır. Bu yaklaşımı yalnızca bir risk yönetimi disiplini olarak değil; müşteri sadakatini derinleştiren ve pazar liderliğimizi perçinleyen stratejik bir büyüme kaldıracı olarak görüyoruz.
Bu röportaj, Fintech Mimari ve Regülasyon Perspektifi röportaj serisi kapsamında hazırlanmıştır.
Serinin tamamına ilgili sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
