Fintech Mimari ve Regülasyon Perspektifi: Figopara’da Strateji ve Teknoloji Yaklaşımı
Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar ve Figopara Kurucu Ortağı ve CTO’su Arman Eker, regülasyonun iş modellerine etkisinden teknoloji mimarisine uzanan dönüşümü iki farklı yönetim perspektifi üzerinden değerlendiriyor.

Fintech ekosisteminde rekabet artık yalnızca ürün geliştirme hızıyla değil; regülasyon, teknoloji mimarisi ve iş modeli arasındaki uyumun ne kadar bütüncül kurgulandığıyla belirleniyor.
Özellikle açık bankacılık, gömülü finans ve veri odaklı karar sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte; finansal hizmetler bağımsız ürünler olmaktan çıkarak, ticaretin ve dijital platformların içine gömülü bir altyapıya dönüşüyor. Bu dönüşüm, fintech şirketlerini yalnızca yenilik üretmeye değil, aynı zamanda regülasyonla uyumlu, ölçeklenebilir ve denetlenebilir sistemler kurmaya zorluyor.
Bu çerçevede Figopara’nın CEO ve CTO perspektifleri; strateji ve teknoloji katmanlarının nasıl kesiştiğini, regülasyonun bu yapıyı nasıl şekillendirdiğini ve fintech şirketlerinin bu çok katmanlı dönüşüme nasıl konumlandığını ortaya koyuyor.
Stratejik Perspektif

Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar
1. Finansal teknolojilerde regülasyonun iş modelleri üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönüşüm şirket stratejinizi nasıl şekillendiriyor?
Regülasyonu, finansal sistemin güven zeminini inşa eden ve oyunun kurallarını netleştiren güçlü bir katalizör olarak görüyoruz. Figopara olarak regülatif uyumu bir maliyet kalemi yerine, rekabet avantajı sağlayan bir kalite standardı olarak ele alıyor ve stratejimizi bu yaklaşım doğrultusunda şekillendiriyoruz.
Özellikle açık bankacılık ve veri güvenliği standartları, iş modelimizi daha şeffaf ve bankalarla, finansal kuruluşlarla daha entegre bir yapıya dönüştürüyor. Böylelikle bankalar, finansal kuruluşlar ve ticaretin farklı taraflarını aynı platformda buluşturarak, regülasyonlar çerçevesinde güvenli veri paylaşımını gerçek bir finansman akışına dönüştürüyoruz.
Dijital dönüşüm iş yapış biçimimizin doğal bir parçası. Dijital çözümlerle KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak işletmelerin büyüme yolculuğuna destek oluyoruz. Bu sayede işletmelerin ihtiyaç duydukları anda finansmana ulaşmalarını sağlarken, nakit akışı yönetimlerini daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getiriyoruz.
2. Önümüzdeki 3–5 yıl içinde Türkiye ve bölge fintech ekosisteminde finansal mimariyi yeniden şekillendirecek en kritik gelişmeler sizce neler olacak? Şirketiniz bu dönüşüme nasıl hazırlanıyor?
Gelecek 5 yılda gömülü finans (embedded finance) ve yapay zekâ destekli kredi skorlama modellerinin finansal mimarinin merkezine yerleşeceğine inanıyorum. Özellikle gömülü finansın tedarik zinciri finansmanı içinde yaygınlaşmasıyla birlikte, finansman çözümleri ticaretin doğal bir parçası haline gelecek ve işletmeler ihtiyaç duydukları finansmana süreçten kopmadan erişebilecek.
Yapay zekâ destekli kredi ve risk değerlendirme modelleri ise daha hızlı, daha kapsayıcı ve daha isabetli karar mekanizmalarını mümkün kılacak. Bu gelişmeler, KOBİ’lerin finansmana erişiminde hem hız hem de doğruluk açısından yeni bir standart oluşturacak.
Türkiye, regülatif sandbox uygulamaları ve servis bankacılığı altyapısıyla bölgede bir merkez olma potansiyeline sahip. Figopara olarak biz de bu dönüşüme, veri temelli risk değerlendirme kabiliyetlerimizi ve teknoloji altyapımızı sürekli geliştirerek hazırlanıyoruz. Türkiye’de edindiğimiz iş modeli ve deneyimi, benzer ticaret dinamiklerine sahip bölge ülkelere taşıyarak ölçeklemeyi hedefliyoruz.
3. Hızla değişen regülasyon ortamında fintech şirketleri inovasyon hızını korurken nasıl rekabet avantajı yaratabilir? Bu dengeyi kurumunuzda nasıl yönetiyorsunuz?
İnovasyon ve regülasyon arasındaki dengeyi, tasarım yoluyla uyum (compliance by design) prensibiyle yönetiyoruz. Regülatif gereklilikleri ürün geliştirme sürecinin en başında sürece dahil ederek, sonradan oluşabilecek yavaşlamaların önüne geçiyoruz. Rekabet avantajımızı ise mevzuatı sadece takip etmekle yetinmeyip, teknolojiyi bu kuralların içinde en esnek ve kullanıcı dostu deneyimi sunacak şekilde optimize ederek sağlıyoruz.
Aynı zamanda regülasyonları öngören ve bu doğrultuda proaktif pozisyon alan bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu sayede hem regülasyon hem de inovasyon tarafında sürdürülebilir bir denge kurarak, değişen finansal ekosistemde güçlü bir konum elde ediyoruz.
Teknoloji ve Mimari Perspektifi

Figopara Kurucu Ortağı ve CTO’su Arman Eker
1. Yeni regülasyonlar fintech şirketlerinin teknoloji mimarisini nasıl etkiliyor? Özellikle API yapıları, veri mimarisi ve güvenlik tarafında ne gibi dönüşümler görüyorsunuz? Kendi teknoloji mimarinizde bu değişime nasıl uyum sağladınız?
Figopara olarak doğrudan BDDK lisanslı bir kurum değiliz ama çalıştığımız bankaların denetim kapsamına giriyoruz. Banka destek hizmetleri çerçevesinde her yıl birden fazla banka bizi kendi iç denetimine tabi tutuyor. Bu denetimler BDDK standartlarıyla örtüştüğü için pratikte bankaya uygulanan güvenlik, veri yönetimi ve operasyonel süreç gerekliliklerinin büyük bölümünü biz de karşılamak zorundayız. Bu durum teknolojiyi doğrudan şekillendiriyor. API'larımızın denetlenebilir olması, verilerin nerede tutulduğu, kimlerin neye erişebildiği gibi konular artık mühendislik tercihinin ötesinde uyumluluk zorunluluğu haline geldi. Regülasyon baskısı aslında mimariyi disipline eden bir güç işlevi görüyor diyebilirim.
2. Açık bankacılık, gömülü finans, gerçek zamanlı ödeme altyapıları ve yapay zekâ tabanlı sistemler fintech şirketlerinin teknoloji mimarisinde hangi temel değişimleri zorunlu kılıyor? Şirketiniz bu dönüşümü nasıl ele alıyor?
Bu dönüşümlerin ortak paydası, sistemlerin çalışmasının ötesinde nasıl çalıştığı daha önemli. Figopara için bu, üç kavrama dönüştü: modülerlik, izlenebilirlik ve ölçeklenebilirlik.
Modülerlik, yeni bir entegrasyon. İster açık bankacılık API'ı, ister gömülü finans bileşeni olsun sistemin geri kalanı zorlamadan eklenebilmeli. Bunun için servisleri birbirinden bağımsız tasarlamak şart.
İzlenebilirlik ise bir şey ters gittiğinde veya bir denetimde "bu karar nasıl alındı?" sorusuna cevabı anlık olarak vermek zorundayız. Özellikle yapay zekâ tabanlı karar sistemler devreye girdikçe bu durum daha da kritik hale geliyor.
Ölçeklenebilirlik ise büyüme senaryolarında mimariyi yeniden yazmak zorunda kalmamak demek. Figopara olarak ölçeklenebilirliği en baştan tasarıma dahil etmeye çalışıyoruz.
3. Regülasyon uyumu açısından teknoloji tarafında hangi yatırımlar öncelikli hale geldi? Kurumunuzda bu alanda hangi teknoloji yaklaşımlarını benimsediniz?
Regülasyon uyumu için iki alan öne çıkıyor. Bunlardan ilki veri altyapısı diğeri ise güvenlik izleme sistemleri.
Türkiye'de faaliyet gösteren bir fintek olarak veri yerelleştirme bizim için sabit bir yatırım kalemi. Tüm kritik verilerimiz Türkiye'deki veri merkezlerinde tutuluyor ve bu altyapıyı sürekli güçlendiriyoruz. Bu hem bir yasal zorunluluk hem de çalıştığımız bankaların bir beklentisi.
Güvenlik ve izleme tarafında ise her yıl kapsam genişliyor. Saldırı tespiti, erişim logları, anomali izleme gibi konular artık iyi olsa güzel olur kategorisinden çıkıp olmazsa denetimden geçemezsin kategorisine girdi. Biz de bu sistemlere yatırımı bir maliyet olarak görmüyor, operasyonel olgunluğun bir gereği olarak ele alıyoruz.
Bu röportaj, Fintech Mimari ve Regülasyon Perspektifi röportaj serisi kapsamında hazırlanmıştır.
Serinin tamamına ilgili sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
